Ekmeğin Hikayesi

 

eminkosar_PICT2

Emin KOŞAR / Taşfırın ve Serenderler

 

 

Ekmeğin Hikayesi

 

Çocukluğum geldi yine aklıma

Takıldım baharda tarlaya dama

Hayallerim parmak bastı yarama

Anısı var hatırı var köyümün

 

Yediğimiz ekmek nasıl yapılır

Can veren toprağa tohum atılır

Çetmili bu yükü omuzda taşır

Bahçesi var bağları var köyümün

 

Emek gücü fazla aletler ilkel

Her işte her zaman çalışıyor el

Çile çoksa bile anısı güzel

Yazları var kışları var köyümün

 

Sabanın ökçesi olur meşeden

Ucundaki demir toptağı delen

Ok havaya doğru uzanır yerden

Tarlası var dağları var köyümün

 

Zılgar oku çatar demir halkaya

Kayışla bağlıdır boyunduruğa

İki zelve konur sola ve sağa

Toprağı var taşları var köyümün

 

Öküzler koşulu boyundurukta

Zelvenin ucunda ip sallanmakta

Kılıç ile saban ayarlanmakta

Çiftçisi var ayarı var köyümün

 

Öğendire uzun uçta embel var

Arkasında hopsa çamura batar

Çift sürerken saban toprağı yarar

Öküzü var katırı var köyümün

 

Katır koşumları biraz değişik

Boyunlarda hamit ağızda gemlik

Boyunduruk ile zelvesi eksik

Kayışı var yuları var köyümün

 

Çiftçi koşumları takar hazırlar

Eliyle tohumu tarlaya saçar

Saban ile ekim işini yapar

Güzlüğü var baharı var köyümün

 

Topraktaki tohum Hak’ka emanet

Yağmurlar yağarsa olacak kısmet

Gübreler nadaslar gösterir gayret

Dolusu var karları var köyümün

 

Ekinler yeşerir kelleyi verir

Beyazlaşır hasat zamanı gelir

Hazırlık yapılır orak bilenir

Arpası var çavdarı var köyümün

 

Sol elde tahtadan yapılan ellik

Ekin biçen orak yeni bilenik

Bu güzel şeyleri almasın teknik

Destesi var sapları var köyümün

 

Desteler toplanıp yığın yapılır

Deptirilen harman düğene hazır

Ya öküz sürecek ya iki katır

Eşeği var atları var köyümün

 

Ucu kalkık iki tahta yan yana

Çakmaktaşı çakılıyor altına

Atılıyor sap üstüne harmana

Burçağı var otları var köyümün

 

Diğren ile sap sepilir harmana

Üstü ufalınca döner altına

Dış içe atılır iç te dışına

Gölgesi var suları var köyümün

 

Hayvanlar çekiyor düğen dolanır

Bir sepim sap akşam malama olur

Harman ortasına hepsi toplanır

Sığırı var davarı var köyümün

 

Yemek çatalına benziyor diğren

Süpürge karammık dikenlerinden

Başın döner düğen ile dönerken

Yolağı var kenarı var köyümün

 

Malama toplanıp savurulacak

Yaba fırlatırken foyraz olacak

Harmandaki bu çeç kalburlanacak

Fırtına var rüzgarı var köyümün

 

Buğday develerle köye taşınır

Saman hararlara sıkı basılır

Köye taşıyacak eşek ve katır

Zahmeti var kahırı var köyümün

 

Erden saman yükletilir katıra

Karanlıkta çıkılıyor yollara

Gidilir gelinir verilmez ara

Patika var yolları var köyümün

 

Yormuyor bedeni gitmek ve gelmek

Buğdayı sırtında ambara dökmek

Kahreder insanı samanlık deşmek

Çuvalı var hararı var köyümün

 

Saman buğday geldi işler bitmiyor

Değirmen yanına yine gidiyor

Buğday yıkanıyor geri geliyor

Çarşafı var çulları var köyümün

 

Çullara serilip kurutulacak

Değirmene gidip un yapılacak

Hergün soframıza ekmek olacak

Kömbesi var tandırı var köyümün

 

İşte böyle ekmeğin hikâyesi

Her yıl sürer Çetmi’linin çilesi

Bugün bir anıdır hayal etmesi

Lezzeti var tatları var köyümün

 

Niğmetullah UÇAR

Korkuteli

24.02.1996

www.antoloji.com

 

 

Yorum Yaz